keramet mumi keşke memiş efendi der ki;

12/11/2009 - vucuuuu

vucuuuuuu))
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

27/6/2007 - KORUK 1

Bu kız büyüdü..

Uçacak biraz da aç...

Birazmı??

 

Yönümü değiştirdim ama bunların hepsi (yazılarım duygularım düşündürülenler) şekillenmemde yardımcı oldu.Ama baktım şekil özüme  gelmezmiş..Bende onları aksesuar yaptım.

Tercihim basit:basit şeyler.

 

Yazın hayatı beni karamsar yaparmış.Çünkü herşeyi ayıklayamıyorum, kalanlar üstüne ağırlık.

 

Kendimden bahsederim böylecene:)

9 YorumYorum yaz!Bağlantı

23/4/2007 - NOKTA

      Bi kaç yol vardır.Hepsinden geçmek istersin,aynı anda hemde.Bu mümkünsüz olay insanı seçmeye iter; ki bu da hayattaki en can sıkıcı durumlardan biri.

    Bünyen kaldırır sanıyorsan hepsini,yanılıyormusun yanılmıyormusun seçemiyorum.Eğer yanılıyorsam bu insana aşamalar aştıran,en azından saçmalıkları düşünmekten uzaklaştıran güzel bir olay olsa gerek.

   Ama şu dünyada en güzel şey mutlu olmaktır.Bunu bulupta elinde tutacak kadar cesur olmayan insanlar için ben 'sosyete'takımına giriyor olabilirim.Lakin mutluluk yaşandıkça yaşanılası ve dünyadaki herşeye karşı gözünü kapatmışçasına insanı gevşeten en ideal morfindir.

   Orijinallikler alemine dalıp,en güzel balıkları yakalamak insanın egosunu tatmin eden-ki bence insan egolarını tatmin ettikçe insanlara yaklaşır,ruhuna bakar-yüksek şarj gücüne sahip bir elektrik akımıdır.Diri kılar.Aynı zamanda vücuttan elektirk geçtiği için eskisi gibi olamayız!Arada tamirciye ihtiyacımız olur.Ki tamirci anadan doğma hale getiremeyeceği için kullandıkça insan kendini yıpranır,yıptandıkça yıpranır da yıpranır.Japonların origami sanatlarında teşbih olarak kullanılırız.

    Ezilir,büzülür,açılır,katlanır,yorulur,aranır,bulunuruz.Kullanılırız belki ama burda asıl amaç kendi kuyruğumuzu yakalamaktır.

    Yakalayınca döngü tamamlanır.

    Herşey camdı.

    Tüm kristaller yere serilir.

    Biz kuyruğu yakaladığımız andaki bakışımızla kalakalırız.

    Sahne kapanır.

    Kamera sahneden uzaklaşır.

    Yukardan daha da yukardan bizim sahne nokta olur.

    Daha niceleri de yanarken söner.

    Sönen noktalar çoğalır.

    Biri kameramanın kafasına vurur.

    ZİNK...

15 YorumYorum yaz!Bağlantı

3/4/2007 - MANA SURET ALAKADARLIĞI

   Tüm saçmalıklar el ele...Beni ortaya alıp gıcık şarkılarla çevremde döndüler.

   Cevaplarım başımı döndürmüyor artık.Çünkü birkaç soru yok!Konuşabildiğim insansa;hayatımı bilgisayar oyunu alsak,oyunun başından kalkıp tuvalete gittiğim aradaki msn muhabbetleri gibi...

    Zevkine sefasına yaşayamadım;istemediklerimden kurtulamadım,aptal soruların sahibine bi tokat atamadım.

    İnsani duygularım eriyor göndersinler beni Afrika'ya...

 

    100 adam,100 beyin+benim beyin=101 beyin,10 la çarpıp 9 çıkarırsak 1001 beyin.''1001''beyinle ben nasıl başedebilirim.1001 gece 1001 iyle de uğraşsam 1001 aklım+2,..

ayım gider.Ben naparım??

    İnsanlar kullanmak için mi var senden başka?Ama kimse el ele tutuşmaya taraftar değilki..Ha pardon ben, benim çevremdeki şu istikrarla el ele tutuşan ve gıcık şarkılar söyleyen topluluğu unuttum.Ağlayıp uçmak isterdim,ama ne gözyaşım gelir ne de ben uçmaya giderim.

 

    2 ARA 1 IRMAK

Irmak dedimde aklıma geldi.Eylül sen neden yoksun!

Sanırım depodaki son ve tek,tek ve son kitabı çıkarmalıyım.Çok sabrettim ama belli ki zamanı gelmiş bak cıvıtmaya başladım.. 

4 YorumYorum yaz!Bağlantı

3/3/2007 - BENİM ADIM FAHRETTİN..

 

   İçimizde yaşamayı sürdüren çocuğa kulak vermeliyiz.O çocuk,büyülü anın hangi an olduğunu bilir.Onun gözyaşlarını kolayca bastırabiliriz ama sesini boğamayız.

   O çocuk,varlığını hep sürdürür.O küçücük çocuklara ne mutlu ki gökyüzü krallığı onlarındır.

   Yeniden doğmayı bilmezsek,yaşama,çocuk gözlerimizin saflığıyla ve heyecanıyla yeniden bakmayı başaramazsak,yaşamımızın bir anlamı kalmaz.

   Yüreğimizde hala yaşayan çocuğun söylediklerine kulak verelim.Onun varlığından utanç duymayalım.Yapayalnız bıraktığımız ve onu neredeyse hiç dinlemediğimiz için korkuya kapılmasına izin vermeyelim.

   Varlığımızın dizginlerini biraz olsun onun eline verelim.O çocuk,her günün bir sonraki günden farklı olduğunu bilir.

   Başkalarının gözüne saçmalık gibi görünsede onu hoşnut edelim.

   İnsanların bilgelik taslaması=deliliktir.

   O çocukla temasımızı yitirmezsek,yaşamla yakınlığımızı da yitirmeyiz.(paulo coelho_piedra ırmağı.....)

                                                _____________________________

 

   Bu sözler üzerine hiçbirşey yazılamayacağını düşünüyorum!çok basit,anlaşılması kolay,bazıları içinde ulaşılması!Ama ne olursa olsun hayatı zorlaştıran insanlar.Oraya buraya toslayan büyüyorum ben herhalde adı altında birsürü saçmalığı ruhuna alarak devam eden.Ve içindeki çocuk(çocuk; hayatın bir halidir),yeni gelen o koca kalçalı,ağzından yağlar akan bir budu yiyen,ne dediği anlaşılmayan yeni bir varlığın altında kalıyor.Ve sizin ona verdiğiniz değerle ezilmeye mahkum.

Ne kadar çok kıpırtı sesi geldiyse yazı okunduğunda,teyze bi an için ters çevrilmiş olabilir.O koca kıçı tüm ruhunuzu kaplamadan atarsınız belki,ya da düşünürsünz atmayı-sadece-.

Derim ki hayatın özü bu(boyumdan büyük değil boyum kadar konuştum)!

 

 

----Yukarıdaki daha insancıl,aşağıdaki daha kindar bi yazı olmuş farkındayım!ŞOK diyelim:)----

 

 

 

 

 

 

13 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

değişiklik şart

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Kategoriler

Arkadaşlarım

elifbasak
dilara45
egeden
gitar
mutlumavi
acilarparki
seri
bakiregolge
benturuncuyum
eroman
handangokcek2
fezawww
buzdanheykeller
visal
shedar
dusbahcesi
neredeyim
kemalistler
rockandheavymetal
tigarshe
tolgaucar
yokolus
tilsimlikedi
patlangac
safkkk01
yitikesans