27/6/2007 - KORUK 1 |
Bu kız büyüdü..
Uçacak biraz da aç...
Birazmı??
Yönümü değiştirdim ama bunların hepsi (yazılarım duygularım düşündürülenler) şekillenmemde yardımcı oldu.Ama baktım şekil özüme gelmezmiş..Bende onları aksesuar yaptım.
Tercihim basit:basit şeyler.
Yazın hayatı beni karamsar yaparmış.Çünkü herşeyi ayıklayamıyorum, kalanlar üstüne ağırlık.
Kendimden bahsederim böylecene:)
|
| • 9 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
23/4/2007 - NOKTA |
Bi kaç yol vardır.Hepsinden geçmek istersin,aynı anda hemde.Bu mümkünsüz olay insanı seçmeye iter; ki bu da hayattaki en can sıkıcı durumlardan biri.
Bünyen kaldırır sanıyorsan hepsini,yanılıyormusun yanılmıyormusun seçemiyorum.Eğer yanılıyorsam bu insana aşamalar aştıran,en azından saçmalıkları düşünmekten uzaklaştıran güzel bir olay olsa gerek.
Ama şu dünyada en güzel şey mutlu olmaktır.Bunu bulupta elinde tutacak kadar cesur olmayan insanlar için ben 'sosyete'takımına giriyor olabilirim.Lakin mutluluk yaşandıkça yaşanılası ve dünyadaki herşeye karşı gözünü kapatmışçasına insanı gevşeten en ideal morfindir.
Orijinallikler alemine dalıp,en güzel balıkları yakalamak insanın egosunu tatmin eden-ki bence insan egolarını tatmin ettikçe insanlara yaklaşır,ruhuna bakar-yüksek şarj gücüne sahip bir elektrik akımıdır.Diri kılar.Aynı zamanda vücuttan elektirk geçtiği için eskisi gibi olamayız!Arada tamirciye ihtiyacımız olur.Ki tamirci anadan doğma hale getiremeyeceği için kullandıkça insan kendini yıpranır,yıptandıkça yıpranır da yıpranır.Japonların origami sanatlarında teşbih olarak kullanılırız.
Ezilir,büzülür,açılır,katlanır,yorulur,aranır,bulunuruz.Kullanılırız belki ama burda asıl amaç kendi kuyruğumuzu yakalamaktır.
Yakalayınca döngü tamamlanır.
Herşey camdı.
Tüm kristaller yere serilir.
Biz kuyruğu yakaladığımız andaki bakışımızla kalakalırız.
Sahne kapanır.
Kamera sahneden uzaklaşır.
Yukardan daha da yukardan bizim sahne nokta olur.
Daha niceleri de yanarken söner.
Sönen noktalar çoğalır.
Biri kameramanın kafasına vurur.
ZİNK...
|
| • 15 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
3/4/2007 - MANA SURET ALAKADARLIĞI |
Tüm saçmalıklar el ele...Beni ortaya alıp gıcık şarkılarla çevremde döndüler.
Cevaplarım başımı döndürmüyor artık.Çünkü birkaç soru yok!Konuşabildiğim insansa;hayatımı bilgisayar oyunu alsak,oyunun başından kalkıp tuvalete gittiğim aradaki msn muhabbetleri gibi...
Zevkine sefasına yaşayamadım;istemediklerimden kurtulamadım,aptal soruların sahibine bi tokat atamadım.
İnsani duygularım eriyor göndersinler beni Afrika'ya...
100 adam,100 beyin+benim beyin=101 beyin,10 la çarpıp 9 çıkarırsak 1001 beyin.''1001''beyinle ben nasıl başedebilirim.1001 gece 1001 iyle de uğraşsam 1001 aklım+2,..
ayım gider.Ben naparım??
İnsanlar kullanmak için mi var senden başka?Ama kimse el ele tutuşmaya taraftar değilki..Ha pardon ben, benim çevremdeki şu istikrarla el ele tutuşan ve gıcık şarkılar söyleyen topluluğu unuttum.Ağlayıp uçmak isterdim,ama ne gözyaşım gelir ne de ben uçmaya giderim.
2 ARA 1 IRMAK
Irmak dedimde aklıma geldi.Eylül sen neden yoksun!
Sanırım depodaki son ve tek,tek ve son kitabı çıkarmalıyım.Çok sabrettim ama belli ki zamanı gelmiş bak cıvıtmaya başladım.. |
| • 4 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
3/3/2007 - BENİM ADIM FAHRETTİN.. |
İçimizde yaşamayı sürdüren çocuğa kulak vermeliyiz.O çocuk,büyülü anın hangi an olduğunu bilir.Onun gözyaşlarını kolayca bastırabiliriz ama sesini boğamayız.
O çocuk,varlığını hep sürdürür.O küçücük çocuklara ne mutlu ki gökyüzü krallığı onlarındır.
Yeniden doğmayı bilmezsek,yaşama,çocuk gözlerimizin saflığıyla ve heyecanıyla yeniden bakmayı başaramazsak,yaşamımızın bir anlamı kalmaz.
Yüreğimizde hala yaşayan çocuğun söylediklerine kulak verelim.Onun varlığından utanç duymayalım.Yapayalnız bıraktığımız ve onu neredeyse hiç dinlemediğimiz için korkuya kapılmasına izin vermeyelim.
Varlığımızın dizginlerini biraz olsun onun eline verelim.O çocuk,her günün bir sonraki günden farklı olduğunu bilir.
Başkalarının gözüne saçmalık gibi görünsede onu hoşnut edelim.
İnsanların bilgelik taslaması=deliliktir.
O çocukla temasımızı yitirmezsek,yaşamla yakınlığımızı da yitirmeyiz.(paulo coelho_piedra ırmağı.....)
_____________________________
Bu sözler üzerine hiçbirşey yazılamayacağını düşünüyorum!çok basit,anlaşılması kolay,bazıları içinde ulaşılması!Ama ne olursa olsun hayatı zorlaştıran insanlar.Oraya buraya toslayan büyüyorum ben herhalde adı altında birsürü saçmalığı ruhuna alarak devam eden.Ve içindeki çocuk(çocuk; hayatın bir halidir),yeni gelen o koca kalçalı,ağzından yağlar akan bir budu yiyen,ne dediği anlaşılmayan yeni bir varlığın altında kalıyor.Ve sizin ona verdiğiniz değerle ezilmeye mahkum.
Ne kadar çok kıpırtı sesi geldiyse yazı okunduğunda,teyze bi an için ters çevrilmiş olabilir.O koca kıçı tüm ruhunuzu kaplamadan atarsınız belki,ya da düşünürsünz atmayı-sadece-.
Derim ki hayatın özü bu(boyumdan büyük değil boyum kadar konuştum)!
----Yukarıdaki daha insancıl,aşağıdaki daha kindar bi yazı olmuş farkındayım!ŞOK diyelim:)----
|
| • 13 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
4/2/2007 - _TÜY_ |
Yaşadıklarımıza göre şekillendik ordan burdan çekildik.Üç aşağı beş yukarı oturtulduk..İplerimiz fabrikadan geldi takıldı oramıza buramıza, kuklalar olduk.Böyle düşünürdü işte Sevilen Sevmez Hanım.Hiç düşünmeden böyle düşünürdü.Onun düşündüklerini değiştirmek ne senin ne benim haddimdi,değiştirilemezdi.O kararlarını verir kimse karışamazdı!Tek bi kararına karşı çıkıldı bugüne kadar; kardeşi Kurtdök Hanımla, İstersen Dağlar Senin Beyinin evliliği.Ona bi türlü engel olamamış kendinden ötede gelişmişti herşey,alakasız kaldı ilk defa olaylar karşısında, eli kolu bağlı izledi bu sefer.Hatta bu olayla yaşam felsefesini değiştirmeyi bile düşündü.Baktı kukla oynatıcılarına.Elinde makas olduğunu hissetti bir an ama çok sürmedi düşüncesi,makas hayal oldu,ip kopmadı,zıtlık zıtlığı doğuramadı!
İstersen Dağlar Senin Beyi, Kıbrıs Prensesleriyle ilgili fanteziler kurarken yasak çocuğu odaya girdi.Yasak elma gibi yasak çocuğun yasaklıkla alakası yoktu.İstediğini değil;kendisine sorulsa istemediğini söyleyecek olan çocuktu aslında o.Ama istenilip istenilmediğini sormak için bi istekleri olmamıştı hiç,ne İstersen Dağlar Senin Beyinin ne de Kurtdök Hanımın..
Kurtdök Hanımda ne kendini yormuştu zamanında ne de isteklerini belirtmişti zamana.Yeri gelmiş bir tüy olmuş;savrulmuş durmuş,uçurulmuş,üflenmiş,dokunulmuş,okşanmış,yolunmuş.Harcana harcana bitirilememiş bi mürekkep olmuş,son damlasında toprağa akmış çimen olmuş,ezilmiş çiçek olmuş,koparılmış ağaç olmuş.En son nar,ordan insan olmuş.Büyümüş çocuk olmuş,yetişmiş yetişkin olmuş,evlenecek kız olmuş.Doğada yaptığı gibi hep tek başına sanmış kendini ama sonra anlamış istesede yalnız kalamaz hayatta.Çünkü ablası bir an olsun yalnız bırakmaz olmuş onu.Sarıp sarmalar,elinden tutar,ama fırlatmaz,ama hoplatmazmış.Bu güvenin içten içe kendini kemirdiğini anlamış Kurtdök Hanım.Dayanamaz olmuş.Ablası Sevilen Sevmez Hanım ın sözlerini kulak ardı ederek evden kaçmış,İstersen Dağlar Senin Beyiyle evlenmek için.Geri dönüşünü sadece böyle gerçekleştirebileceğine inanmış.
Zaman geçmiş,çocuğu olmuş.Annelik duygusu hiç olmamış.
Tüy olmayı özlemiş,geri dönüşünü planlamış.
Kendi zamanını geri çevirmiş,çocuğundan bi kaç parça koparacağını bile bile.
İnsandan nar,nardan ağaç,ağaçtan çiçek,sonra mürekkep sonra tüy olmuş.Bir kuşun üstüne konmuş.Uçmuş uçmuş durmuş.Özüne dönmüş.Kendini bulmuş. |
| • 11 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
|
Hakkımda
değişiklik şart
Kategoriler
Kategori yok
Arkadaşlarım
• benhaladeliyim • visal • fezawww • ayingozyaslari • egeden • acilarparki • kelimeizi • dilara45 • rockandheavymetal • gitar • benturuncuyum • shEdaR • eroman • tigarshe • mutlumavi • seri • ElifBasak • tolgaucar • YOKOLUS • bakiregolge • buzdanheykeller • patlangac • kemalistler • neredeyim • tilsimlikedi • dusbahcesi • HandanGokcek2 • safkkk01 • yitikesans • arzumeyp • brc90 • kitabooku • FirlamaKaciklar • ruzgarlisokak • kalemhane • Abhorrence • karanlik27 • gozum • cizgisis • miKroBuZz • myrina • dilsizmutercim • ruhumdaninciler • bizimada • nktalivirgul • dolunayayazi • melikeprensessss
|